Hedefler Kafada Değil Kağıtta Başlar
Hamza Arslan/3 Mayıs 2026/0 okuma/3 dk okuma
Hedefler Kafada Değil Kağıtta Başlar
Askerden döneli bir aya yakın zaman oldu. Askerdeyken hedeflerim, isteklerim üzerine düşünme fırsatım oldu. Herkes gibi benim de hedeflerim ve bu hedeflerime beni ulaştıracak kendimce bir yol planım var. Son zamanlarda bu yol planlarımı kâğıda dökmek yerine kafamda kendi kendine dönmesini tercih ettim. Deneyimlediğim kadarıyla kafamda oluşan bu ‘yük’ beni hedeflerime karşı daha bir tembel, daha bir isteksiz olmamı sağladı kâğıda yazdığıma nazaran.
Son 2 3 yıldır programlama/planlamalarımı defterimde yapıyordum. Sanırım 3 defter sadece bu iş için bitirdim. Çok şükür her yaptığım planlama ve program, beni daha iyi çalışan, daha verimli bir Hamza’ya dönüşmemde vesile oldu. Ben de bu yazımda bunun hikmeti ne biraz onun üzerine düşünce yazısı yazmış olacağım.
Açıkçası genel anlamda gereksiz iş yükünü hiç sevmeyen bir insanım. Örnek olarak insanların kalemlerine, defterlerine, masalarına özen göstermesi, bunların organizasyonuna zaman ayırması bana bir hayli boş gibi gözükürdü hep. Ben de işi en kolay, en pratik ve en az uğraş gerektiren yoldan çözmeye çalışırdım. Buna ev temizliği ve alışverişi, ödevleri ve işleri teslim etme, hatta insan ilişkilerimi bile katabilirim. Fakat zamanla gördüm ki hayatımızı istediğimiz şekilde oluşturabilmemizin asli şartı, o yaşam stilini sürdürülebilir kılmak. Ancak bu sayede oluşturmak ve sürdürmek istediğimiz o disiplinli, başarılı ve mutlu hayat şartları oluşuyor. Hayat biçimimizi sürdürülebilir kılmanın en ‘kılçıksız’ yolu da yaptıklarımızı, düşündüklerimizi, vakit harcadıklarımızı organize etmek.
Organize edilen bir hayat biçimi, insanın zihinsel ve psikolojik yapısını o kadar rahatlatıyor ki, organize edilmemiş bir gün ile organize edilen gün sonu arasındaki yorgunluk farkı her zaman benim şaşırmamı sağlamıştır. Anlık oluşturmam gereken aktiviteler, sürekli zihnimde ‘acaba bu yetişecek mi’ tarzı stres kaynağı olan düşünceler hayatımızı cidden zorlaştırıyor ve istediğimiz bu yoğun ve başarılı hayat temposunu neredeyse imkansızlaştırıyor.
Peki, organize etmenin öneminden bahsettiğime göre, sıradaki soru nasıl bu yaşantı organize edilebilir olmalı. Deneyimlediğim kadarıyla, organize etmenin temel taşı kimliğine olabildiğince yaklaşmak. ‘ben kimim, ben ne yapmak ve kim olmak istiyorum?’ şeklindeki soruları sık sık düşünerek bu kimliği bulmaya çalışmak benim için her zaman faydalı olmuştur. Ardından, bu olmak istediğimiz kişiye ulaşmak için neler yapmak gerekir, veya olmak istediğimiz kişi neleri yapar gibi sorularla bir kimliği eylemlere dökmek gerekir. İşte, size olmayı istediğiniz kişi için gerekli malzemeler tam karşınızda duracaktır.
Bundan sonrası, herkese göre değişebilmekle birlikte -aynen Numan agamın da dediği gibi ‘herkes kendisinin doktoru olmalı’- denediklerimin arasında benim için en iyi yöntem önce yıllık planları kağıda dökmek oldu. Önce en genel eylemlerden -örnek vermek gerekirse algoritmik trading danışmanlığı şirketi kurmak gibi- başlayarak bunları yıl yıl dağıtmak, ardından her bır yılda hedeflediğimiz eyleme bizi ulaştıracak yöntemleri de aylık olarak bölmek. Mesela bu ay … yazılım dilinde bir seviye daha ilerlemek, mevcuttaki şirketlerle iletişime geçmek vs. Unutmayalım; en büyük hedefleri parçalayıp küçültmediğimizde, bize ulaşılması imkânsız hedefler olarak gözükür ve hedeflerimiz hayallerimize dönüşür.
Aylık bölünen hedefler için de yine aynı taktikle haftalıklara, haftalıklardan da günlüklere böldüğümüzde aslında pastayı olabildiğince küçük ve temiz bir şekilde parçalamış oluyoruz. Bu ufak günlük hedefleri her tamamladığımızda aslında doğrudan uzun vadedeki hedefleri etkilediği için motivasyonunuz her gün tazelenecektir. Bu sayede istediğiniz hayata sizi ulaştıracak olan günlük rutinlerinizi ve hayat tarzını en sürdürülebilir şekilde oluşturmak sizin için hem çok daha zevkli, hem de çok daha net olacaktır.
Yazımın sonunda bahsetmek isterim ki bu denemelerin hiçbiri kesin doğru yöntemler değildir. Ama kesin doğru tek bir yöntem varsa o da denemektir. Birlikte denediğim arkadaşlarım, dostlarım olduğu için şükran doluyum. Hepsine tek tek teşekkür ederim.
Bu günleri hatırlayıp gülümseyeceğimiz günlere…
Hamza Arslan